Uzun zamandir hep sordugum bir soruydu bu kendime. Zaman nedir? Nasil gecer gider? Zaman tanridir demisti yazar bir kitabinda. Evet geri donulmesi imkansiz bir hissiyat. Hic unutmadim bu cumleyi nedense. Hep icimi kurcalamaya dusunmeye meyilli bunyem nedeniyle yanibasimda hep bu cumle. Cok dusunen biriyim ben. Dusunmeden duramayan Ne dogrudur diye yasayan, kavramlarin icini sorgulayan. Peki boyle didikleyen kendini, gecmis gelecek ve bazen de an da yasamaya cabalamis elinden geleni yapmaya calismis biri olarak ne istiyorum zamandan diye sormaktan korktum hep. Belki de bir istegim olmadigi gerceginden kactim. Bir yerde okumustum insan yazarken odaklanirmis. Odaklanmak onemli, bir seylere baslamak sadece icinden geldigince adimlamak. Hep aklimdaydi aslinda yazmak. Okumayi seven biri olarak tanimladim ya kendimi bencilce o yuzden yazmaliyim da diyordum, ama plansizligimdan ve erteleme huyumdan kaynakli baslayamiyordum bir turlu. Hislerimle dertliyim ben, ne hissediyorum icimde bulmaya calisiyorum sessizce. Bunu bulma cabamin bir baslangici diyelim bu geceye.Saat uc ve bir anda icimden geldigince yaziyorum. Sadece oylesine, plansizca...
